HAMBURGER YİYEN DOĞULULAR GÖRDÜM …..


BANNER 5“İlk başta başlığı görünce ayrıştırıcı bir söylem olarak görebilirsiniz fakat yazıyı okuduktan sonra böyle bir ifade olmadığını anlayacaksınız. ”

SAM_1220Anadolu’ya gitmek bir öze dönüşün, bir geçmişe yolculuğun, bir geçmişteki kendimizle yüzleşmemizin temel kapısı. Anadolu saflığımızın, iyi niyetimizin, insanlığımızın saklandığı yer. Teknolojinin kendini ağırdan sattığı, güvenin kaybolmadığı, komşuluğun devam ettiği, gözlerin ve sözlerin samimi olduğu, samimiyetin tanımının fiilen öğrenildiği, otel adresi sormanın küfür sanıldığı bir başka diyar Anadolu… Ve bir başka insan Anadolu insanı…
Kültürünü yaşatan ve gelecek kuşağa aktaracak, aktarmaya hevesli, bunu dert edinmiş direnanadolu diyebileceğimiz son bir nesil kaldı elimizde. Bu nesil, küreselleşen dünyada SAM_1683Anadolulu kimlikleriyle var olan, küresele karşı olmayan ama temkinli bir nesil. Şüphesiz zaman kurgusunu yaptı, planları hazır ve vakit belli son nesil için. Değişmeyen değişime karşı, elbette bir gün bitap düşüp ödün verecektir kendinden Anadolu, tıpkı hızlı gelişen memleketimizin büyükşehirleri gibi.
Şehrin yorucu, o ağır temposunda yaşarken sükûneti ve dinginliği unuttuk. Apartman dairelerindeki evlerimizdeyken bir bahçenin, bir ağaç gölgesinin ne anlama geldiğini yitirdik. Hep bir hareket bir telaş içerisindeyken kendimizi çeşitli boylardaki ekranlara bağlayıp iletişimimizi sanal bir mecraya taşıdık. Gün geçtikçe kalabalık şehirlerde komşuluğumuzu, iletişimimizi, güvenimizi kaybettik. Hızlı tüketen, fazla değer vermeyen, çabuk sıkılan, sık değişen bir toplumun çocukları olduk artık. Çünkü çağ buna itici ve davetkâr. Olanla yetinme durumu, çocukların büyüklerden aldığı ve artık kulaklarının arkasında yer etmiş tatlı mesajlar dizisinde kalmış bir uyarı. SAM_1051
Ve öylesine güzel öğrendiğimiz şeylerde oldu tabi… Kalabalıklar içerisinde yalnız olmayı, kendimize bile yabancılaşmayı, asıl kimliğimizi ve kültürümüzü unutmayı çok güzel öğrendik. İnsan bu denli değişimini, herhangi bir Anadolu şehrinde samimi bir tebessümde, sıcacık bir bakışta, güven veren bir selamda anlıyor.
Bir kültür kolay oluşmuyor. Oluşması birliktelik ister, zaman ister, pratik ister. Temelinde kültür, emek, bedel üçgeni olan, Anadolu çocuklarıyız hepimiz. Oysa şimdiki biz ile geçmişteki biz arasındaki bu kadar mesafe neden? Bunca kutsanmışlık içeren Anadolu neden bunca özlemi hak etmiyor?
Batılı tarafım, doğulu tarafımın analizini yaparken doğulu tarafım neden analiz edildiğini anlamaya çalışıyor. Doğu-batı fraktal yapısının en özüydü belki de bireydeki bu bunalım. Memleketimizin batısında daha iyi bir söylem ile büyükşehirlerinde yaşarken nedense hep iyi özelliklerimizi kaybettik.
SAM_1182Geçmişimizi gösteren bir ayna icat ettim ve ismine Anadolu dedim. Birkaç doğu iline gittim ve hunharca gezdim. Zamanda yolculuğun en hakikisini yaşadım. Birbirinden şirin olaylar ve kişiler gözlemledim. Elinde eğreti durmuş hamburger yiyen doğulular, kısa boylu kel çabuk sinirlenen dayılar, kuru ekmek yiyen köpekler, kimsenin tavuğuna kış demeyen teyzeler, çok güzel şiveli konuşan çocuklar, atletle tost yaparken para üstü vermeye çalışan bakkal amcalar, sineklikten geçmeye çalışan inatçı sivrisinekler, askerlik anılarını sekseninci yaşında bile anlatan dedeler, pantolonuna yama dikecek yer kalmayan çobanlar, boynuzu kulağını geçen inekler, müthiş mimari ile dizilmiş tezekler, şırıl şırıl akan dereler, ağaçta balkabağı yetiştiren acemi çiftçiler, burada 3G var mı diye soran kentliler, yoğurdu üfleyerek yiyenler, minibüsü kaçırmış sinirli ve süslü kızlar, domates toplayan gençler, her hastalığa ilaç verebilecek nineler, gözlerinin içi gülümseyen çocuklar ve en önemlisi samimiyetini gani gani veren misafirperver Anadolu insanını gördüm.
Kendimizi kendimize hatırlatmanın zamanı geldi. Bütün güzellikleriyle öylece duran Anadolu’ya gitmemek için hiçbir sebep yok. Son bir nesil dediğimiz bugün bile binlerce eli öpülesi ana dolu, ANADOLU…

SERHAT AKŞİT

3 thoughts on “HAMBURGER YİYEN DOĞULULAR GÖRDÜM …..

  1. Yazının başlığında bir farklılık olduğu için okumak istedim. Tahmin ettiğim gibi yanıltıcı bir başlık olduğu ortaya çıktı yazıyı okuduğumda. Gayet güzel yazılmış bir yazı. Dil çok akıcı. Açık söylemek gerekirse etkileyici bir yazı olmuş. Yeni yazılarınızı büyük keyifle okuyacağım.
    Başarılar dilerim.

  2. Bi ilçeye taşındığımızda, eş dostla bir ay geçti iki ay geçti ve küçük bir yerde yaşamak git gide zor gelmeye başladı. Uzuuun bir dönem şikayetlerle geçti. Yaz tatilleri bahar kaçamakları dalında meyve yetişen yerlerde hoş oluyor doğru. Fakat üzerinizdeki büyüye alıştıkça zorlaşıyor bir dönem yaşamak. Sonra bir gün bir iş için ya da arkadaşlarınızn yanına dönüyorsunuz ağzınızdan düşürmediğiniz koca şehre ve bam sizi içine almış o küçücük şehir. Ya da büyük şehir atmış sizi. Müritlerinden değilsiniz artık onun. Dönünce yine evinize gözü yaşlı karşılıyor inanın sizi o küçük mekan. Annenizin ne kadar zayıflamışsın kızım demesi gibi açıyor kollarını. Anlayacağınız ne sırtını dönüyor ne tekmeyi basıyor. Güzel şey ne diyelim ))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s