YAZILI VE GÖRSEL BASININ TÜM OLUMSUZ İMAJA RAĞMEN ETKİLİ İNANDIRICILIĞI …..


http://www.dominos.com.tr

http://www.tekzen.com.tr

MEDYA 1 (R)Günümüzde kitle iletişim araçlarının etkisinin bireyin,grupların ve toplumların üzerindeki etkisi tartışılmaz durumdadır. İnsanoğlunun tüm yaşamında vazgeçilmez unsurdur.  Çünkü insanların günlük ihtiyaçlarından birisi de “haber alma” dır. Bu kural tüm dünya üzerinde yaşayan insanlar için geçerlidir. Ancak alınan haberlerin doğruluğu, inandırıcılığı ve etkisi günümüzde tartışılır hale gelmiştir. Nitekim medyanın tekelleşme yönündeki imajı, haberin objektifliğinden ve halkın haber ihtiyacını gidermesinden öte farklı bir kavrama dönüşmesi bu tartışmaların fitilini ateşleyen olgulardan sadece bir kaçını oluşturmaktadır. Konu oldukça derin, tartışılması ve araştırılması gereken bir nitelikte ancak ben sadece en basit haliyle basının Türkiye’ de bu olumsuz imajına rağmen neden hala en etkili kuvvetlerden biri olduğuna dair düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

www.yvesrocher.com.tr

Türkçesi ; " HER OKUDUĞUNA İNANMA "

Türkçesi ; ” HER OKUDUĞUNA İNANMA “

“Bu yaşanmış bir olaydır”
“Bir gün gazetenin yazı işleri masasında iki usta gazeteci bir haberin detayları üzerine konuşur ve tartışır . Ancak her ikisi de birbirlerini bu tartıştıkları konuda ikna edemezler . Konuyu daha detaylı araştırmak ve belgelemek için çalışacakları yönünde sözleşerek masadan ayrılırlar. Ancak biri daha akıllıca davranır ve yine aynı gazete sayfasında farklı açıdan yazılmış başka bir muhabirin adıyla kendi sözlerini destekler tarzdaki haberi meslektaşından habersiz ertesi gün yayınlar. Sonuç ; ertesi gün gazete elinde gelen meslektaşı özür diler ve onun haklı olduğunu söyler. Haberi gizlice yayımlatan ise sorar neden böyle düşündün diye , o da elindeki gazete sayfasını açarak haberi gösterir ” Bak bizim gazete de çıkan haber de aynı senin düşündüğünü doğrularcasına yazıyor.” der. İddiayı kazanan gazeteci diğerine sonradan tüm yaptıklarını anlatır ve bu gücün etkisinin gazeteleri oluşturanları bile kapsadığını ispatlar. “

http://www.konutkredisi.com.trMEDYA 2 (R)Gerçekten yaşanmış bu olayı sizlerle paylaştım öncelikle. Bu olaydan farklı bakış açıları çıkarılabilir. Benim bakış açıma göre ise, akıllıca hamle yapan gazetecinin gizlice yayımlattığı habere, tartışmanın diğer tarafı olan gazetecinin koşulsuz inanmış olması ve kendi savunduğu düşünceyi araştırma bile yapmadan, ertesi gün 3. kişi tarafından yayımlanmış habere göre tartışmasından vazgeçmiş olmasının ironikliğidir. Kısacası bu yaşanmış olayın, asıl görevi araştırmak ve en doğruya ulaşmak olan bir gazetecinin bile sorumluluklarını göz ardı ederek körü körüne ilk okuduğu habere inanmış olmasının şaşırtıcılığı ve medyanın önyargılı inandırıcılığıdır.
Hal böyle olunca, Türkiye gibi okuma yazma alışkanlık oranı oldukça düşük olan bir ülkede sayıca önemli bir kesimin  görsel ve yazılı medyada yer alan haberlere inanması beni pekte şaşırtmıyor. Okumaktan bile yeteri kadar nasiplenmeyen kişilerin belirli konularda araştırma yapmasını, farklı bakış açılarını değerlendirmesini beklemek sanırım biraz komik bir durum. Yazılı medyada genel olarak sadece haber spotlarını okuyor ve fotoğraflara bakarak o haberi kabul ediyoruz. Görsel medyada ise televizyon haberlerinde kameramanın kadrajındaki gerçekliğe inanıyor ve sorgulamıyoruz. Bu yazdıklarım doğrultusunda  basına  tembel duygularla mı güveniyoruz ve sorgulamıyoruz. Ben buradan bir pencere açtım, konu tartışmaya açıktır buyurun tartışalım….
Sevgilerimle…
Seda Başaran

www.cafebilet.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s