“ÇÜNKÜ BEN ÖZEL BİR ÇOCUĞUN ANNESİYİM” …..


http://www.dominos.com.tr

tish-o.com.tr/

www.vooyaj.com
SPASTİK ENGEL LOGO (R)

Engelli çocuklarıyla “engellere inat” hayat dolular

Engelli bir çocuğun ailesi olduklarını Mert’i ilk kucaklarına aldıklarında kabullenemediklerini anlatan Ayten ve Salih Çekiç çifti, daha önce asla benim başıma gelmez dedikleri her şeyi yaşadıklarını söylüyor. Anne Ayten Çekiç çocuğunun engelli olduğunu kabullendiği anı ise şu sözlerle ifade ediyor: “Söylediklerini anlamadığım hemşire bana şu cevabı verdi: ‘Çocuğunun neden engelli olduğu belli, sana benziyor.’ işte o gün kendime geldim.”

Mert, 13 yaşında gözlerinin içi gülen bir çocuk. Ancak onun bir rahatsızlığı var; dünyaya spastik özürlü olarak geldi. Ailesi Salih ve Ayten Çekiç ise Mert doğduktan sonra tamamıyla değişen hayatlarına rağmen, diğer tüm engelli çocuğa sahip olan ailelere örnek olacak bir duruş sergiliyor.

www.yvesrocher.com.tr

http://www.fottom.com

Salih ve Ayten Çekiç çifti, 2 çocuğa sahip mutlu bir aile tablosu çiziyor. İlk çocukları olan Merve, bu yıl kazanmış üniversiteyi. İkinci çocukları ise Mert. Mert 13 yaşında, özel bir rehabilitasyon merkezinde eğitim görüyor. Çünkü doğum sırasında oksijensiz kaldığı için beyninde oluşan hasar onun yaşamını biraz daha farklı olarak devam ettirmesine neden oluyor. Mert’in rahatsızlığının tıp dilindeki adının “Cerebral Palsy” olduğunu söylüyor anne Ayten Çekiç . Celebral Palsy, bebek ve çocuk beyninde oluşan bir hasara bağlı kalıcı duruş, hareket ve denge kusuru olarak tanımlanıyor. Beyindeki zedelenme ilerleyici değil ancak çocuğun yürüme, denge kurma ve hareketlerindeki güçlük zamanla artabiliyor. Mert’in de yürüme, denge kurma ve hareket ederken güçlük çekme gibi sorunları var. Baba Salih Çekiç, Mert’in rahatsızlığının halk dilindeki adının “spastik” olduğunu belirtiyor. Mert’in beklenmedik bir şekilde, doğum anında oluşan bu rahatsızlığının hayatlarını ne derece değiştirdiğini çarpıcı örneklerle anlatıyor Çekiç ailesi. İşte, engelli çocuğu olan bir ailenin hayatı…

 “Benim çocuğum olamaz dedim.”
Mert’in spastik olduğunu öğrendiğinizde ilk ne hissettiniz?

Anne: Başta kabullenmekte çok zorlandım. Yok saydım hatta. Benim çocuğum olamaz, o gayet sağlıklı dedim kendi kendime. Böyle bir şeyin başıma gelebileceğini hiç düşünmemiştim ki. Mert’i ilk kucağıma verdiklerinde saatlerce yüzüne baktım. Hayır dedim hep. O an Mert benim için son derece sağlıklı bir çocuktu ve öyle kalacaktı ben kötü bir rüya görüyordum sadece.
Baba: Doktor bana durumu ilk anlattığında aklıma sadece eşim geldi. Nasıl söyleyecektim? Evet ben de kabullenemedim ama eşim kadar da yok saymadım. Dünyaya gelen bizim bebeğimizdi. Canımızdan bir parçaydı. Ama gerçek olan bir şey vardı. Mert dünyaya engelli olarak gelmişti ve biz hiç beklemediğimiz bu durum karşısında ne yapacak, nasıl davranacaktık? O günler kafamda hep soru işaretleri vardı.

http://www.birisimvar.com.tr

http://www.imadeskins.com

Salih Çekiç “Eşimin mücadelesi paha biçilemez.”

Kabullenme süreci ve daha sonra yaşadıklarınızı anlatır mısınız?

Anne: Doğumdan sonra eve yerleştik. Bebekler çabuk büyür. Mert’te hızlı bir büyüme sürecine girdi, ama farklıydı. Diğer bebekler gibi büyümüyordu. Tip olarak da farklıydı. Bebekler tükürüklerini kontrol edemezler ancak Mert’te daha yoğun bir şekilde tükürük kontrolsüzlüğü vardı. Sürekli doktora gidip geliyorduk. Ama ben hala hiçbir şey yokmuş gibi davranıyordum. Bir gün hastaneye gittik yine ve dediğini o an anlayamadığım bir hemşireye sözlerini tekrar etmesini söylediğimde bana verdiği cevap şuydu: “ Çocuğunun neden engelli olduğu belli, sana benziyor.” İşte o gün kabullendim ve hayatım boyunca nasıl insanlarla mücadele edeceğimi o hemşire sayesinde tahmin ettim.
Baba: Ben farkındaydım zaten. Ama biz babalar uzak kalıyoruz işte biraz. Eşimin mücadelesi paha biçilemez. O yüzden en çok o konuşmalı diye düşünüyorum.

http://www.buldumbuldum.com

Artık onların hayatı “Mert”

Hayatınızda neler değişti peki?

Anne: Benim hayatım oğlum. Her şey onun mutluluğu, onun içten bir gülüşü için. Sağlıklı bir çocuğa sahip olan anne belki benim gibi anneler kadar çok ilgilenmiyordu çocuğunla. Önceleri kendim için de yapardım bir şeyler. Ama artık hayatımın merkezi oğlum Mert. Onu istediği her yere götürüyorum. Bana anlatmak istediklerini sabırla dinliyorum. Evin içinde hep yanı başımda. Kimseye aldırmadan, çekinmeden gittiğim her yere yanımda götürüyorum çocuğumu. Eve kapatmayı düşünmedim hiç. Sosyal bütün ortamlara soktum onu.  Hayatım tamamen değişti. Uykularım hep bölündü. Mert’ten önce uyuduğum gibi uyuduğumu hatırlamıyorum. Sadece Mert’i konuşuyorum, onun yaptıklarını, öğrendiklerini, öğrettiklerimi gururla anlatıyorum. Yani sizin neler değişti diye sormayın, ne değişmedi deyin. Çünkü değişmeyen bir şey yok, her şey değişti ve Mert benim hayatımda odak noktası oldu.
Baba: Elbette değişiyor insanın hayatı. Engelli bir çocuk gördüğümde daha farklı bakmaya başladım artık. Önceleri vicdanen üzülür geçerdim. Yaşayınca daha farklı bakıyor insan. Tülomsaş’ ta çalışıyorum ben. İş bitince direk eve dönerim. Eskiden olsa arkadaşlarla bir şeyler içmeye giderdim kimi zaman. Artık öyle değil, bir an önce eve gitmek Mert’i görmek istiyorum.

www.bankpozitif.com.tr

http://www.lidyana.com/

Çekiç ailesi özel bir çocuğa sahip olduğunu düşünüyor
Belki zor bir soru ama hiç sabrınızın tükendiği bir an oldu mu?

Anne: Asla olmadı. Çünkü ben özel bir çocuğun annesiyim. Bir gün de sen neden böylesin demedim ona. Sabrımın taştığı, ona bağırdığım hiçbir an olmadı. Mert gibi çocuklar çok özel. Elbette her anne ve çocuğu özeldir. Ama bizim durumumuzdaki anneler çok farklı bakarlar çocuklarına. Yeri gelir gözü, yeri gelir kulağı, yeri gelir ayakları olurlar. Engelli çocuk ayrı bir itina ve bakım ister. Ben hep bu açıdan baktım. Biz özeliz dedim ve asla sabrımın tükendiği bir an olmadı.

http://www.fotomoz.com

Baba: İlk öğrendiğim zamanlar çok isyan ettim. Bebekken sürekli hastaneye götürüyorduk, çaresizce didinip durduğumuzu düşünmedim değil. Zamanla her şeyin farkında oldum. Çünkü ilk etapta neyle mücadele halinde olduğunuz konusunda bir fikriniz olmuyor. Tecrübeniz arttıkça mücadeleyi de öğreniyorsunuz. O yüzden artık sabrımın taşması söz konusu değil.

http://www.lidyana.com/

http://www.kemaltancashop.com.tr

Toplumdan ne tür tepkiler alıyorsunuz?

Anne: Öyle garip insanlar var ki size hangisini anlatayım. Görünüşte oldukça sağlıklı ama beyin olarak, düşünce olarak engelli diye adlandırıyorum onları. Benim çocuğum yürüyemiyor. Kucağıma almak zorundayım . Toplu taşıma araçlarında yanlışlıkla ayağı değiyordu bazen. Söyleniyorlardı bana. Ya da koca çocuk neden kucağında der gibi bakarlardı. O anlarda bağırmak istiyordum hep, yürüyebilse keşke de gideceğimiz yere onunla saatlerce de olsa yürüyerek gitsek. Anlamazlar ki. Mert bazen ani tepkiler veriyor toplum içinde, hemen fısıldaşmalar, işaretle göstermeler, yazık çekmeler çok yaşadım bunu. İnsanlar anlayışsız, bencil. Acınacak bir durumumuz yok. Mert’te bir insan, düşünüyor, konuşuyor, yemek yiyor, hissediyor..Farkımız yok bizim de.
Baba: Toplum henüz engellilerle yaşamanın farkında değil bence. Hep bir yadırgama var. Engelli birini gördükleri zaman farklı tepkiler veriyorlar. Normal bir durum olarak sayan insanlar çok az. Uzaydan gelmiş gibi muamele ediyorlar. İyi niyetli de olsa kötü niyetli de olsa, farklıymış hissi veren insanlar var oldukça bu sorun bitmez. Bizim toplum böyle durumları yadırgıyor.

Sizce çevre düzenlemeleri engelli aileler için uygun mu?

Anne: Kesinlikle değil. Engelliler yine yok sayılıyor. Eskişehir diğer gezdiğim illere göre bir nebze iyi. Burada engelliler düşünülüyor. Örneğin Bursa, Kayseri. Oralarda engelli olmak, engelli bir çocuğa sahip olmak çok zor. Yollarda, kaldırımlarda, taşıtlarda hiçbir düzenleme yok. Karşıdan geçmem gerekiyor, yolun ortasından bariyer geçiyor. Küçük bir ara geçit koymuşlar. Ben çocuğumu koca sandalyesi ile nasıl geçireyim oradan. Artık bunların düşünülmesi lazım. Bir gün Bursa’dan dönerken Mert’in sandalyesini koyacak otobüs bulamadım? Bana yer vermediler, kimse ilgilenmedi. Bin bir zorlukla döndüm Eskişehir’e. O günden itibaren yine hırslandım ve 50 yaşından sonra ehliyet aldım. Normalde arabayı kıpırdatamam bile, korkarım. Ama çocuğum için yaptım. Araba ile onu her yere daha rahat getirip götürüyorum. Halk otobüsleri de çok sorunlu; engelli vatandaşlar açısından.
Baba: Engelliler konusunda devlet artık daha duyarlı, belediyeler daha bilinçli. Özellikle Eskişehir ‘de engellilere yönelik iyileştirici çalışmalar yapılıyor. Ben de eşime katılıyorum. Tüm Türkiye’ de engellilerin unutulmaması lazım. Bizim toplumumuzda da bu bilinç artık oluşmalı.

tish-o.com.tr/

tish-o.com.tr/Mert’in bir kardeşi var mı, onların arası nasıl?

Anne: Evet, bir ablamız var. Üniversite öğrencisi. 20 yaşında. Araları gayet iyi. O da Mert’i her fırsatta gezdirir, yakından ilgilenir. Engelli bir çocuğa sahip olmak bizi nasıl olgunlaştırdıysa, onu da şimdiden kocaman bir kadın yaptı. Henüz 20 yaşında ama Mert konusundaki hassasiyeti, onun yaşını kat kat aşacak derecede. Bizler ailece mücadeleyi veriyoruz. Yanımızda başka kimse yok. Emin olun en yakınlarınız, belki anneniz babanız bile uzak duruyor sizden. Asla çocuğunuzu yanlarına bırakamazsınız, çünkü anlayamazlar dayanamazlar. Kendi kendinize öğreniyorsunuz mücadeleyi.

“Ondan vazgeçmeyi hiç düşünmedik”
Son olarak, eğer yine hamile kalsanız ve doğacak çocuğunuzun engelli olduğunu öğrenseniz yine de bebeğinizi hayata getirir miydiniz?

Anne: Elbette. O da benim canımdan bir parça. Ondan vazgeçmeyi hiç düşünmezdim bile. Çünkü onun da yaşamaya hakkı var. İnsan yaşamadan bilemiyor ama başa gelince de bu şekilde yaşamayı öğreniyor. Mutlu olmak sizin elinizde. Güzellikleri görmeye çalışırsanız hayatınız güzel olur. Ben buradan tüm engelli çocuğu olan ailelere sesleniyorum, evlatlarınızın kıymetini bilin. En ufak hatalarında onları ezip geçmeyin. Ve engellemelere inat, engelli çocuğunuzla hayatın tadını çıkarın.
Baba: Eşimle aynı fikirdeyim. Asla çocuğumdan vazgeçmezdim. İsyan edip kendi hayatınızı da çocuğunuzun hayatını da mahvetmek sizin elinizde, olumlu düşünerek güzelleştirmekte. Engeller aşılmayacak diye bir şey yok, yeter ki isteyin…                    Seda BAŞARAN (Eskişehir)

MEYVE SEBZE SEPETİ 1 (R)

One thought on ““ÇÜNKÜ BEN ÖZEL BİR ÇOCUĞUN ANNESİYİM” …..

  1. Cok guzel kelimelerle ifade etmissiniz kutlarim sizi benimde engelli evladim var sizinle tanismak isterim Mail adresimi bildirdim egerki isterseniz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s