BANK SOHBETLERİ (1) NASİP BUYMUŞ …..


BANK SOHBETLERİ (R)

Seyahat etmek benim en keyif aldığım işlerin başında gelir. Çünkü her seyahatimde yeni yeni insanlar tanır, onların hikayelerini dinler, onlarla uzun uzun sohbetler yaparım. Hatta bazen öyle olur ki gittiğim yerlerde bu sohbetler uğruna fazladan bir iki gün bile kalmışlığım vardır. Parklar, cami avluları, nehir kenarları, rıhtımlar,deniz kenarları , dahası dinlenmek için oturulan bankların olduğu her yer bu sohbetlerin mekanlarıdır.

Bana hep çok samimi ve içten gelmiştir bu sohbetler.Ne anlatan dinleyeni, ne de dinleyen  anlatanı hiç tanımaz ve belki bir daha da ömrünce hiç bir zaman karşılaşmayacak ve görmeyecek olduğundan , yaşadığı gibi anlatır, bir bakıma sansürsüz . Dertleşir gibi derdine çare ararcasına bazen de aksine kendisine inanılmamasına inat kendisiyle övünürcesine. Nefsini  rahatlamak için anlatanları da gördüm, yolunu bulmak için dinleyeni de.  Ama bazen anlattım bazen dinledim bu yazıları yazmaya karar verdiğimde de gördüm ki çoğu zaman dinlemişim.

İşte bu anlardan birinde Eskişehir de  Alaattin parkın içinde bulunan Akcamii nin arka kısmında ( caminin ismini umarım yanlış hatırlamıyorumdur) çam ağaçlarının eşsiz güzelliklerinin altında ayağıma vuran ayakkabımın acısıyla oturmuş soluklanırken ,  70 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim biri yanıma gelerek, banka oturmak için benden izin istedi. Bende elbette olur menuniyetle diyerek yanımda duran çantamı yere koydum ve ismini hala daha bilmediğim   beyefendiye yer açtım . Belli ki konuşmak istiyor, dahası kendisine arkadaş arıyordu. Kısa bir hal hatır sorma faslından sonra benim Eskişehirli olup olmadığımı sordu bende hayır İzmirliyim buraya ziyarete geldim şimdide şehri kısa bir turlayıp tekrardan yola revan olacağımı söyledim.  Bana eski adamlar gibi konuştun çok hoşuma gitti diyerek sohbete, dahası kendi hikayesini anlatmaya başladı.

Bileciğin, Bozüyük ilçesinin bir köyündenmiş bey amca yaşı yetmiş dediğime bakmayın, gayet dinç, bakımlı ve kendince şık giyimli bir haldeydi. Oğlunu, gelinini ve henüz altı yaşındaki torununu ziyaret etmek için zaman zaman Eskişehire gelir Alaattin parkındaki insanları seyredermiş . Burada camiden çıkan insanları görüyorsun hep değil mi ? diye sordu bana. Bende çevremi şöyle bir göz ucuyla süzerek evet manasına gelecek şekilde baş salladım . Aldanma beyim buranın bu görüntüsüne diye söze başladı . Burası her türlü melanetin olduğu bir yerdi Allahtan emniyet biraz tedbir aldı da rahatsızlık verenler azaldı şimdilerde rahat rahat oturabiliyoruz. Ama bak hala daha buraları terk etmedi bu melunlar diyerek bizim banka en uzak mesafedeki gurubu göstererek öfkelendi. Bende konuyu değiştirmek adına Memleketini sordum oralarda neler yaptığını hayatını nasıl geçirdiğini. Köyünü öyle bir anlattı ki o an gidip o köye yerleşmek geldi içimden . Bizim topraklar çok bereketlidir su boldur ama artık köyde genç kalmadığından köy neredeyse açık  huzurevi gibi oldu diye söylendi . Çiftçilik ve berberlik yaparmış gençliğinde ama biraz (kendi deyimiyle) alengilli işlere meyil etmiş çok şükür ki bu işlerde muvaffak olamadığını söyleyip asıl hikayeyi anlatmaya başladı.

Bizim oralarda o dönemler definecilik modaydı, yapmayana enayi gözüyle bakılırdı bende uydum dağ tepe  define aradım ama öyle aradım ki hiç kimse benim definecilik yaptığımı farketmedi . Keza ne buldun bugüne kadar dersen hiç bir şey bulamadım . Ancak Rabbim beni bu yola koyarken asıl nasibi bu kanunsuz işten değil başka şeyden verecekmiş beni sınıyormuş . ama bende ne yalan söyleyeyim hep zengin olma hayaliyle dolaştım dağ bayırı. Derken bir akşam üstü hava kararmaya yüz tutmuşken, benim hayvanları bağladığım yerden eve dönüyordum, içimden bir ses o yoldan değil de daha kısa olan ama çok engebeli yoldan gitmemi söyledi . Hatta orada birde mağara var hiç kimse o mağaraya girmeye cesaret edememiş hep korkmuşlar hatta rivayetler türetip onlarca kişinin o mağaraya girip çıkamadığını söyler dururlardı. Merak ya o akşam oradan geçerken havanın kararmasından da ürkerek içimden daha sonra bir gündüz vakti o mağaraya girmeye niyetlenirkennnnnn, birden bir boşluğa düşmekte buldum kendimi çevrem zifiri karanlık, kaç metre düştüm bilmiyorum ama o düşme anı bana saatler gibi geldi. Çevreme dair karanlıktan hiçbirşey göremiyorum ancak bir çamura saplandığımı çamurunda çenemin bir karış altına gelecek şekilde olduğunu hissediyorum. Değil kurtulmak hareket etmem bile imkansız, dahası hareket etsem bir bataklık olabileceği endişesiyle dahada batıp ölebileceğimi düşünerek hiç kıpırdamıyordum . Tek kurtuluşum birinin oradan geçmesi ile sesimi duyurup yardım gelmesiydi.Allah bilir o kişide ne zaman geçecekti. Gece geçmiyor o karanlık ve yanlızlıkta dahası hayatımın her anının muhasebesini yapıyordum çok şükür bilerek kimseye bir kötülük yapmamıştım tek derdim evlatlarımı iyi bir şekilde yetiştirip onlara başlarını sokabilecekleri birer ev yapıp, hanımımla (iki yıl önce bir hastalıktan ötürü hakkın rahmetine kavuştu) güzel güzel yaşamaktı . tek kusurum defineciliğe tamah etmekti bak bu yüzden bu çukurda çamura saplandım kimse gelmezse ölüp gideceğim hay Allahım git işte kıt kanaat işler yap değilmi diye aklımdan geçirirken hafif hafif ışık hüzmeleri çukura dolmaya başladı.

Işığın çevremdeki sarı balçık çamura vurmasıyla bir anda umutlandım ama bir yandan da burnuma kokular geliyor bu kokunun ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Bir ara elim ağzıma gitti ve aman Allahım bu ne tat derken çamuru şöyle bir tutam ağzıma attım bu çamur değil bildiğimiz bal dı yok olamaz dedim hayal görüyor olabilirdim çünkü bütün geceyi burada böyle biçare geçirmiştim . Bulunduğum yere günışığı tamamen vurduğunda ise küçük dilimi yutacaktım derler ya öyle oldum, içine düşüp saplandığım balçık çamur değil tamamen balmış nasıl olur diye kafamı kaldırdım her yanım petek hatta o kadar ki içine düştüğüm yerin tavanındaki her yer peteklerle dolu en uç derinliklere doğru bile petekler devam ediyor ve bir tek arı yok . Bir cesaret ile hamle yaptım artık çevremi algılıyor, çıkış yolunu görebiliyordum. Epey bir uğraştan sonra her tarafım sak sak dışarı attım kendimi sevinçten zıp zıp zıplayacağım ama  üzerimdeki bal beni neredeyse yere yapıştırmıştı. Hiç kimseye görünmeden bahçe aralarından eve gittim hanım beni görünce şaşırdı akşam nerede olduğumu bile soramadı yutkunamıyordu bile hemen üstümü değiştirdim hanımı da bu gördüklerinden ve anlatacaklarımdan dolayı hiç kimseye bahsetmemesi hususunda sıkıca tembihledim . Ne mi oldu günlerce haftalarca belki iki ayı geçkin süre tenekelerce bal çektim o kuyudan bana bir gece boyunca cehennem kuyusu olan o kuyu sonradan cennet kuyusu olmuştu. O balların paralarıyla evlatlarıma Bilecikte apartman yaptırdım yaptığım hayırları inancım gereği anmıyorum ama kendime yaptıklarımdan çok olduğunu bil şimdide böyle gezip duruyorum arabam var çok şükür hatta dur o ballların parası sana da nasip olsun bir çay söyleyeyim , diye bağladı .

O kadar hoş anlatıyordu ki sözünü hiç kesmedim Afiyetle çayları içtik parkın içindeki küçük çay ocağından garson getirdi çayları dahası o balların parası olduğunu söylediği ikram bana  da nasip oldu .

Daha çok şeyler konuştuk ama en ilgici buydu

Neler oluyor hayatta öyle değil mi ?

Çok gezen mi ? Çok okuyan mı ?

Ben bu sorunun cevabını oğluma şu şekilde veriyorum ” Gezdiklerini okuyan , okuduklarını gezen ”

Kalın sağlıcakla …..

iyi-ki-dogdun-1

SEVDİKLERİNİZE EN GÜZEL HEDİYE ÇİKOLATA SEPETİ

15 thoughts on “BANK SOHBETLERİ (1) NASİP BUYMUŞ …..

    • Teşekkür ederim. Artık hayal mi ? gerçek mi Allah bilir. Bana anlattıklarını sizlerle paylaştım. Aklı başında bir beydi anlatan en azından bana öyle geldi🙂

  1. masal tadında🙂 gerçek mi bu.. çok tuhaf bir durum.. ders vermek mi istedi acaba beyaz sakallı dede size🙂 hadi gerçek olsa boy verecek derinlikteki bal çukurundan çıkardıklarınızla nasıl apartman yaptırabilirsiniz… nasıl bu yaşına gelmiş bitmez o paralar🙂.. biz türklerin yaptığı gibi… hmm şu kadar kg çıkmış olsa şu paraya satmış olsa.. alla alla.. demekten kendimi alamadım üstadım🙂 kalemine sağlık😉

    • Ben anlatan kişinin yalancısıyım derler ya inanın böyle . Güncel yaşamda sık karşılaşılmayan ancak bazılarının ara sıra yaşadığını bildiğimiz sıra dışı anılar olarak algıladım ben hatta bu konuda arıcılıktan anlayan birkaç kişiye danıştım birisi böyle bir olaya, ama daha küçük çaplısına şahit oldum derken öbürküsü olmaz diyor olmaz diyen karşılaşmamışsa olur diyene itibar etmek gerekir veya en basiti hikaye, öykü olarak hatırlayıp ama aklımızın bir köşesine yazmak gerekir kanısındayım
      sevgilerimle🙂

      • üniversite öncesi yıllarının büyük bir kısmını arılar ile geçiren.. hala fırsat buldukça ilgilenen.. 10 yıllık bir arıcı olarak ben🙂 derim ki..dediğiniz gibi .. çok sıradışı😉.. bal 100 yıl geçsede bozulmaz.. yüzyıllar ya da.. çok eski bir depo şekli olabilir.. olsa da buradan elde ettiği ile bu amcamızın kazandıkları masalsı geldi.. nacizane görüşüm.. ancak edebi olarak çok güzel paylaşım olmuş. ellerinize sağlık😉

        • Elçiye zeval olmaz derler ya , ben oradan kurtarıyorum . Artık gerisi okuyana kalmış teşekkürler ederim .🙂

  2. Geri bildirim: BAL NEDEN BOZULMAZ ?….. | ÇELEBİ KAPTAN

    • Evet sizler beğendiğiniz sürece ben de yaşadıklarımı böyle kaleme almalıyım bu benim görevim ama bu konuda eleştirilerinize de ihtiyacım var unutmayın🙂

      • Merak etmeyin Çelebi Kaptan eleştiri yaparız yapılacak yerde ama şimdilik okurken keyif aldığımızı ve sanki adeta kendimiz yaşamışız gibi güzel hikayelerinizi zevkle takip ettiğimi belirtmek isterim.

        Bir kaç ay evvel çalıştığım şirketin o bir ofisinde hafta sonu çalışmak için erken saatlerde şirkete varmıştım ve oradaki iş arkadaşlarım daha gelmemişti çünkü bendeniz her zamanki gibi her tarafa sözümden erken geldiğim için sizin gibi parka gittim ve orada bir banka oturmuştum. Yanıma yaşlı bir Belçikalı bayan oturmak için benden müsaade istemişti ve hayat hikayesini anlatmıştı. Sizin bu bank hikayenizi okurken o gün aklıma geldi ve bayan yaşlı biri olduğu için arkadaşlarının hepsi ölmüştü ve çocukları ile torunları uzakta oturduğu için hep yalnız kaldığı için yalnızlığını o parka gelerek banklarda oturanlarla sohbet ederek kapatıyordu ve bende kendisine söz vermiştim bir daha buradaki ofise gelirsem sizi, bank da değil de evinizde ziyaret etmek isterim demiştim ve sizin bu hikayeniz benim o sözümü hatırlattı ve bir daha ki sefer o bayanı ziyaret edeceğimi de söylemek isterim, teşekkürler Çelebi Kaptan🙂

        • Aslında hayatımızda neler oluyor neler, sadece bizim farkındalığımız bu yaşanmışlıklara anlam yükleyebiliyor , yoksa bu duyguyu hissetmeyen birine sadece masal gelebilir ama emin olunmasını isterim ki “BANK SOHBETLERİ” başlığındaki her bir yazılan bire bir yaşadığım dır. abartı yoktur hatta aşırıya kaçabilecek bazı anlatımları yazmıyorum bile .
          Ayrıca bir yorumunuzda sizi takip ediyorum ve takip ettiklerimi paylaşıyorum yazmıştınız merakımı bağışlayın hangi adreste paylaşıyorsunuz bunu sadece çok kıymetli bir tavır bulduğum için soruyorum Teşekkürler ederim🙂
          Ayrıca o Belçikalı yaşlı hanımı ziyaretinizde gecikmemenizi tavsiye ediyorum ve benden de selam söylemenizi rica ediyorum

  3. Çelebi Kaptan, kusuruma bakmayın cevabınzı ve sorunuzu yeni okudum onun için cevabımda gecikti. Galiba yanlış anlaşıldım paylaşıyorum derken sizinle yorumumu paylaşıyorum demek istemişimdir çünkü paylaşacak bir blogum falan filanım yok. Ben sadece sizin gibi dünyaya pozitif gözüyle bakan, yüreği güzel o güzellikleri kalemine yansıyan insanları takip ediyor ve yorumumla sizlerle paylaşıyorum.

    Çelebi Kaptan zaten bu paylaştığınız hikayeleri siz bizzat yaşamamış olsaydınız bu kadar içten ve samimiyetle kaleme alamazdınız. Bir daha ki sefer bizimle paylaşacağınız yaşamış olduğunuz bank hikayenizi her şeyi ile paylaşmanızı isteriz çünkü hayatta neler neler olduğunu bizlerde çok iyi biliyoruz ve abartılı olaylarda bizleri şaşırtmaz artık.

    Haftaya o bir ofise geçiyorum dediğim gibi Belçikalı bayanı ziyaret edeceğim tabii ki sizin göndermiş olduğunuz selamınızı keyifle söylerim, aleykum selam Çelebi Kaptan🙂

    • Ayşe hanım harikasınız , bu güzel iltifatlarınız, insan olarak ister istemez enerjimi yükseltiyor . Tribün desteği diye buna denir işte sağolun var olun yüreğiniz dert tasa görmesin İnşallah Çok teşekkürler ederim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s