HALİKARNAS BALIKÇISININ KALEMİNDEN “EGE KELİMESİNİN VE İYONLARIN KÖKLERİ”…..


HALİKARNAS BALIKÇISI 1 (R)

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI NAM-I DİĞER HALİKARNAS BALIKÇISI BÜYÜK USTA. ONU ASLINDA RÜZGAR BABA İSMİYLE DE ANILAN DENİZCİ VE GÖNÜL ADAMI HALDUN SEVEL’İN AĞZINDAN DİNLEMELİSİNİZ    İŞTE YİNE BU UĞURDA YAYIN YAPAN VE SADUN BORO, HALDUN SEVEL, PROF.DR. ŞADAN GÖKOVALI , NECATİ ZİNCİRKIRAN ,GİBİ DENİZCİLİĞİN DEV İSİMLERİNİ AYNI ÇATI ALTINDA TOPLAMIŞ DENİZ VE DENİZCİNİN GÖZ BEBEĞİ BİR SİTE  http://www.denizlerden.com HER DENİZ TUTKUNUNUN ADRESİ BU SİTEDEN ALINTIYLA SİZLERİ CEVAT ŞAKİRİN EGE KELİMESİNİN VE İYONLARIN KÖKLERİ BAŞLIKLI MAKALESİYLE BAŞ BAŞA BIRAKIYORUM. 

ÇİKOLATA SEPETİ (R14)

__________EGE KELİMESİNİN VE İYONLARIN KÖKLERİ__________

Ege sözcüğünün kökenini ararken işe yunan sözcüğünden girişmeli… Anadol 3 ana kara yani Asya,Avrupa ve Afrika arasında köprü olduğu için neredeyse dünyada ne kadar soy sop varsa hepsinin karışıp kaynadığı koca bir kazandır. Anadoluya girenler üç ana yolu kullandılar.

Yollardan birincisi Ararat yöresinden girer. Örneğin Hititler oradan girmiştir. İkinci yol Torosların üzeridir. Bu yolu Asurlular ve İstanbul2u almaya gelen Araplar aşmışlardır. Üçüncüsü ise Çanakkale ve Boğaziçidir. Balkanlardan gelenler de bu yolu kullanmıştır. İlk iki yol genele giriş yoludur. Ama boğazlar giriş yolundan çok çıkış yolu olarak kullanılmıştır. Selçuklular birinci yoldan Anadolu’ya girmişlerdir. Osmanlılar ise üçüncü yoldan balkanlara çıkmışlardır.

Bu 3 yoldan ayrı ve dördüncü başka bir yol vardır. O yol Ege yoludur. Ege yolu Anadolu’nun çıkış yoludur. Buradan Anadolu topraklarına hemen hemen hiç girilmemiştir. Yunanlılar Egeden Yunanistan geçmiş ama zoru görünce bir süre sonra bir kısmı geri dönmüştür. Anadolu ve Avrupa tarihini etkileyen ess yol Ege yoludur…

Hindistan’ın kutsalı olan Bharata Maha’sında Yavana adına çok rastlanır. Bu çok eski bir kelimedir. Hint göçlerinden Anadoluya ve Mezepotamyaya giren Yavanaslara buralarda Yavon denmeye başlandı. Yüzlerce yıl içinde bu kelime Iyon diye telafuz edilmeye başlandı. Suriyeye göç eden Yavanaslara orada İafes’in oğlu Yavan dendi. Babil’in 2500 yıl önceki işaret yazılarında İyonlara, Ivonoye denmektedir.  İyonların İsa’dan 3000 yıl , günümüzden 5000 yıl önce Anadolu’ya geldikleri anlaşılıyor. Mitolojide İyonlara ait bir söylence Kafkasya’nın Prometheus efsanesine karışır. Prometheus, Dukalion’un ( Büyük tufandan sonra Yunan ulusunu taştan yaratan tanrı) babası, Helen’in dedesidir. Bu mit aslında yunan dilinde taş anlamına gelen laas ile kent ve ulus anlamına gelen laos sözcüğünün benzerliğinden çıkmıştır. Sözde Dukalion ve eşi Pirra yerlere taşlar atmışlar, Pirra’nın taşlarından dişi helenleri Dukalion’unkilerden de eril helenler ortaya çıkmış…

Yavan sözcüğü aynı zamanda latince “genç” anlamındaki Juvenis sözcüğüyle aynı köktendir. Yavanlar çoğunlukla göç eder haldeydi. Türkçe de var olan yaban ve yabancı kelişmelerinin de aynı kökten olma olasılığı vardır. Yunan milletinin bir ulus olma bilincine vardığı zaman dilimi, Anadolu’dan Yunan ana karasına göç ettiklerinde değil, Dor baskısıyla geri göçlerinde ortaya çıkar. O bilince vardıkları yer yine Anadoludur. İşte bundan ötürü uzak geçmişten doğal olarak habersiz olan Heredotos, Pelasgların İyon ve Eol’lerin dedeleri olduğunu yazar.

Türkçede kullanılan Yunan ve Yunanlı kelimeleri, sonradn türetilmiş değildir.bYavanlar Ararat yolundan Anadolu’ya ayak basar basmaz, Ağrı dağı dolaylarında yaşayan Selçuk Türklerinin ağızlarında dolaşmaya başlayan bir sözcüktür. Toros yaylarındaki insanlarda bu kelimeleri kullanmıştır. Herhalde Selçuklular 11. yüzyılda fransızcada belşiren İyoniyen sözcüğünü duyup da onu yunan çeviremediler a… Hem o zaman Anadoluda frenk ve Fransız etkisi ne gezerdi. Etimolojiyle ilgilenenlere, yavan ve yavana sözü sanskritçede gitmek, yürümek anlamına gelen “ya” kökünden gelmektedir. Bundan dolayı yavan, bir yerden başka bir yere giden halk demektir aslında. Bizim dilimizde e yayılmak ve yaya kelimeleri belki aynı köktendir. Türkçeden olduklarını savunmuyoruz bu sözcüklerin. Diller bütünüyle ayrılmazdan önce insan dillerinden geldiğine değinmek istiyor ve bir olasılıktan söz ediyoruz. Örneğin Türkçe benim sözcüğündeki im bugün rumcada da ime ve ingilizce I’am deki am ile aynı köktendir.

Hindistan’ın veda yazınında yavanalar kambogas, sakas, pahlavalarla birlikte çatriyas denilen savaşçılar grubuna ait olarak gösterilmektedir. Frigyalılarda aynı topluluğa mensuptur. Heredotos, Friglerden Briges ve bazen de Bebriges diye söz eder. Vedalarda da Briges diye anılırlar. Belki de Yavanlar, Friglerce Anadolu’nun batı kıyılarına, Ege’ye sürülmüşledi… Oradan da bir kısmı Yunanistan’a göç etmişlerdi. Büyük tufan söylencesi onlar nereye ayak basmışlarsa, orada filizlenmiştir. Hindistan çıkmalarına neden olan bir tufan var e Himalayalar su altında kalıyor. Sular durulunca Indus ırmağı oluşuyor.  Drken efendim bir tufan daha oluyor  ve Ararat dağını kaplıyor, çekilince de fırat nehri oluşuyor. Daha sonra Dukalion döneminde bir tufan daha oluyor ve o tufandan Parnassos Kutsal Akarı oluşuyor. Sonu assosla osla biten her sözcük slen Anadolu dillerine aittir. Yunan değildir.

Sonuçta tarih içinde dört büyük yavan ( yunan ) grubu olan Iyon,Akha,Dor ve Eoller batı anadoluda oluşmuşlardı. Bunlar pelasgların saldığı dallardı. Yavanlar denizi ilk kez Ege’ye vardıklarında gördüler. Bu kavimlerin ana dillerinde ogen kelimesi, bulut ya da buluttan dökülen su, yağmur anlamındaydı. Ari söylencesine göre bu gök suyunun içinde Savitri denilen bir tanrı taht kurmuştu.  Bu tanrı elindeki 3 çatallı zıpkınla akarsı ve göllerden balık avlardı. Denizi gören ilk yavanlar sonradan bu tanrıyı Poseidon’a çevirdiler. Yavan kavimlerinde su anlamına gelen Ogen sözcüğü yıllar içinde Agen, ardından Aagen ve en nihayetinde Ege şeklini aldı. Ogenus ( Okyanus ) ve Ogen ( Ege ) kelimeleri, Batı nadol kıyılarına varmış ilk Asya göçmenlerinin denizlere verdikleri adlardır.

Birçok dilde hala Ege sözcüğü Aageus biçimindd yazılmaktadır. Onomatopoetik sözler, yani mırıltı, şırıltı gibi bir şeyin sesini öykünen sözler birçok dilde benzerliklerini korurlar. Örneğin Türkçedeki su kelimesi ingilizcede ( deniz de bolca sudur ya ! ) sea biçimini alır.

Ege denizine aynı zamanda Arşipel de denir. Pelagos deniz, arşi de eski anlamına gelir. Arşipelagos eskideniz demektir. Arşipelagos ile pelaj kelimesi arasında benzerlik bulmamak olanaksızdır. Yurttaşımız Amasyalı tarihçi Strabon, pelaj sözcüğünün ihtiyar, daha doğrusu eski anlamına gelen pediyos kökünden geldiğini yazar. Nitekim Anadolumuzda Eski Dağlar anlamına gelen Pediyos Dağları vardır.

Belki de genç anlamına gelen yavanlar, yani juvenisler, yan, jönler, Anadoluda buldukları, rastladıkları bir halka eski halk demişlerdir. Bu durumda Arşipelagos eski deniz değil, eskilerin denizi anlamına gelecektir.

Halikarnas Balıkçısı   /   Arşipel… Eser no:20

ÇİKOLATA SEPETİ (R13)

2 thoughts on “HALİKARNAS BALIKÇISININ KALEMİNDEN “EGE KELİMESİNİN VE İYONLARIN KÖKLERİ”…..

  1. Merhaba,
    Denizi ve denizle ilgili her şeyi çok sevdiğim için bloğunuzu ilgiyle inceledim ve beğendim. Denizle ilgili bilgilerin ve yazıların daha da çok olması dileğiyle… Kolay gelsin…

    • Denizler ortak lisanımız , Nazik yorumunuz ve beğeniniz için teşekkür ederim. Denizlerle ilgili paylaşımları elbette arttıracağım ancak doldurmadan ilgi çeken ve faydalı olacak olan paylaşımlarla, en azından niyetim öyle sizlerin konuya ilgisi benim araştırma ve yazma cesaret ve isteğimi arttırıyor teşekkürler ederim .

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s