“TEVBİH CEZASI İLE TECZİYE ” TÜRKÇESİ AŞAĞIDA Kİ YAŞANMIŞ OLAYDA SAKLI…..


TEVBİH CEZASI İLE TECZİYE ETMEK

ÇİKOLATA SEPETİ (R14)

ÜRÜNÜ SATIN ALMAK İÇİN RESMİ TIKLAYINIZ 

Size bahsedeceğim bu olay yakın bir komşumun  başından geçmiş gerçek bir anı.

Bana o kadar ilginç geldi ki sizlerle paylaşmadan edemedim.

Tabi hiç bir kurum ve kuruluşu zan altında bırakmadan ve söz hakkı doğuracak bir duruma sebebiyet vermeden, bu anıyı  sizlere anlatmaya çalışacağım . Bunun için oldukça hassas davranmaya da gayret göstereceğim. Bu anı aslında tam bir ibretlik öykü . Bu öyküden bizim usta mizahçılar  haberdar olsa üzerine okkalı bir senaryoyu çoktan yazarlardı bile  ama işte  bana nasip oldu.

Bundan yaklaşık 25 yıl önce hiyerarşik yapının tam manasıyla etkili olduğu bir kurumda , rutin sabah toplantılarına devamlı geç gelen, üst düzel torpilli bir erkek stajyerin her seferinde bu tavrından dolayı ,yönetimce sabırla uyarılmasına rağmen,  bu uyarılara kulak asmayarak,hatta doğabilecek ciddi sonuçlara da aldırmadan, sorumsuzca davranışlarına devam etmesiyle,yaşanmış bir olaydır bu size naklettiklerim .

Stajyerin bu tavrı, onun için   geri dönüşü imkansız sonuçların ortaya çıkmasının an meselesi olduğu zamanlardan biriydi, ama her defasında oluşan sonuçları, bir şekilde aşmayı, usta kıvraklık becerisiyle çözerek devam etmeyi kendince alışkanlık edinmişliğin verdiği rahatlıkla ve  yine her seferinde aldığı sözlü  ihtarları  ısrarla ti ye alması sonucunda, o sabahki toplantıya aynı şekilde geç kalarak servis asansörünün önündeki tel örgülerden kuruma giriş yapmış ve  toplantının ortasında salondaki kadroya dahil olmayı cesurca göze almıştı . Bu cesur çabasından dolayı takdir görmeyi beklerken , kurumun tepesindeki en üst yöneticiden, alışık olmadığı bir tepki görmüş ve sonunda en üst yöneticiyi çıldırtmıştı. Bunun sonucunda uzun zaman önce bizim şımarık torpilli stajyere karşı hoşgörüsünü yitiren en üst düzey yönetici  sorumsuz toy stajyerin mesleki kariyerini etkileyecek disiplinsiz davranışlar sergilediği sebebiyle idari soruşturma açılması için çoktan  personel müdürüne kesin talimatını vermişti .

Personel müdürü, toplantının yapıldığı binaya tamı tamına bin metre mesafedeki idare binasında bulunuyordu.

Üs düzey yönetici bu sefer sekreterine ihtiyaç duymadan telefona sarılarak  aşırı kızgınlıkla personel müdürünü toplantı yaptıkları ana binaya çağırmış, hatta öyle sert bir ifade kullanmıştı ki personel müdürü bu durum karşısında ne yapacağını şaşırarak  telaşla ana binaya doğru koşar adımlarla çoktan yol almaya başlamıştı bile . Hatta öyle hızlı davranmıştı ki yolun yarısında odasındaki masanın üstünde duran dahili telefon hattını kapatıp kapatmadığından bile emin olamamıştı. Bu durum en üst yöneticinin söyleyeceğinden önemli değildi elbette diye düşünerek yoluna devam edip toplantı salonuna vardı.

En üst düzey yönetici burnundan ateş çıkarcasına soluyor , personel müdürüne de , “yetti artık bu herifin şımarıklıkları” derken  ifadesinin alınması için üst yazısıyla birlikte resmi yazı yazılıp iletilmesini istemiş ve ardından da ” getir imzalayayım da görsün gününü” diyerek kararlılığını göstermişti. Talimatları dikkatle alan personel müdürü en üst düzey yöneticiyi başıyla selamlayıp odayı terk etmişti.

İdari binaya geri döndüğünde iki km yol yürüdüğünün farkında değildi ,aklında yazacağı yazının taslağını oluşturuyordu . Odasına döndü amirinin tarif ettiği şekilde yazıyı yazarak imza klasörünün içinde üçüncü km yi de geri bırakarak ana binaya tekrardan gitti. Amiri yazıyı okudu. şöyle bir personel müdürüne baktı sade ve bir o kadar net bir ifadeyle “olmamış, istediğim gibi olmamış” dedi ve yazının aklındaki taslağını bir kağıda yazarak personel müdürüne uzattı . Aynı seromoni tekrarlamış bizim müdür dördüncü km ye doğru adım atmaya başlamıştı bile.

Ardından , yazı tam da en üst düzey yöneticinin istediği şekliyle daktilo edilmiş , yine imza klasörüne konmuş beşinci km ye doğru yol alınmıştı bile . Aman Allahım oda neydi öyle zaten titiz olan en üst düzey yönetici titizliğine o gün alışılmadık şekilde, argoda kıllık olarak ifade edilebilecek bir tarz takınmış bu sefer de noktalama işaretlerini doğru kullanmadığı gerekçesiyle Personel müdürünü paylamıştı. Evet yol altıncı km ye göz kırpmaktaydı, yapacak bir şey yoktu idari binadaki ofise tekrar gidildi ve yazı son şekliyle daktiloya çekildikten sonra yedinci km nin sonunda en üst düzey yöneticiye imza ettirildi.

Sekizinci km nin sonunda ise idari binaya geldiğinde “Artık işin prosedür kısmı kalmıştı” diye düşündü. O kolay diye geçirdi aklından. bizim personel müdürü, müdür dü ama En üst düzey yöneticinin de kesin emri vardı, evrakı elden  kendisinin takip etmesini emretmişti, işi hızlandırmak ve sonuçlandırmak adına .

Neyse ki Allahtan evrak kayıt bürosu kendi makam odasına çok yakındı otuz metre yürüdükten sonra evrakı kayıt ettirdi ve bir çay içmek için odasına geri yöneldi beş dakika dinlenecek ve işe geri koyulacaktı. Stajyere tebliğ edilecek olan yazı da zarfın içinde koltuğunun altındaydı .Evet onu da ana binada bulunan stajyere elden tutanakla tebliği görevi  yine bizim personel müdürüne verilmişti. O gün müdür olduğundan çok kendisini emir eri gibi hissediyordu. Ve göz ardı edilmemesi gereken hususta şuydu ki,Bizim personel müdürünü o kuruma Tebliğgat yapacağı şımarık stajyerin babası yerleştirmişti , dolayısıyla arada, bir minnet duygusu durumu söz konusuydu.

Artık dokuzuncu km ye doğru adım atılmış , ana binaya doğru tebliğgat için yola koyulmuştu bile, stajyer diğer arkadaşlarıyla en üs düzey yöneticinin de bulunduğu kattaydı, yani aralarında sorun olan iki kişi sadece 10 metre mesafedeki odalarda çalışıyorlardı.

Stajyer personel müdürünü gördüğünde yine o şımarıklığın verdiği saygısızlıkla. “Hayırdır beni mi arıyorsun” diye seslendi . Müdür de  “evet küçük bey bunu teslim almanız ve ardından hemen yazılı bir şekilde cevaplamanız gerekiyor” diye  ekledi. Stajyer nereyi imzalayacağım diye sorarak tebliğ tutanağını imzaladı ardından da zarfa dokunmadan ;” Sen bu zarfın içinde yazanları biliyorsun beni uğraştırma sen benim adıma uygun bir cevap yaz ben imzalayayım. ha ben yapmayacağım falan diyede aklından geçirme, babamı aratma bana ” diyede küstahlığını en üst düzeye çıkardı. Müdür müydü ? yoksa neydi o an içinden kahrediyordu ve zarfı alarak odasına döndü son yürüdüğü yol onuncu km yi tamamladığı yoldu ama bu bir km lik mesafe diğerlerine göre daha uzun sürmüştü. Habire içinden söyleniyor söylenirken de öfkesini kelimelere diziyordu .

Nitekim şımarık stajyerin talep ettiği gibi bir savunmayı yazdı. imza için on birinci km ye doğru yürüdü odaya geldi yazıyı imzalaması için genç adama uzattı. genç adam yazıya şöyle bir baktı ki yerinden fırladı . ” Aman ne yaptın sen ” dedi personel müdürüne, senin yazdığın bu savunmayla değil benim meslek hayatımı bitirmek, beni idam ederler diye ekledi . Müdür kampüsün içinde o kadar yol yürümüş olmasına rağmen kinayeyle gülümsedi sen yazsaydın o zaman dercesine de bir bakış attı. Bizim stajyerin paçası tutuşmuştu hemen kağıdın arkasına el yazısıyla savunmasının en son şeklini karaladı ve bizim Müdüre uzattı o olmamış bunu yaz diye de ekledi . O an minnet duygusunun, birine gebe kalma diye adlandırılan duygudan ayrıştırılması için, minnet duyulan kişinin  olgunluğunun olmasının şartını anladığını düşünerek , on ikinci km sini de tamamlayıp odasına gitti. Yazıyı yine son şekliyle daktiloya çekti ve on üçüncü km nin sonunda genç şımarık stajyere imzalattı. Ardından evrak kayıt bürosuna geldiğinde on dört km yi yürüyerek ardında bırakmıştı ama sanırım artık işinde sonuna gelmişti.Evrakı kaydettirdikten sonra tekrar ana binaya en üst derece yöneticinin makamına götürdü. Bu arada yürüdüğü yol şaka değil tamı tamına on beş km olmuştu. Ana binadaki odasında keyifle kahve içen en üst düzey yönetici, savunmayı Personel müdürünün elinden bir hışımla aldı okudu ve haince gülümseyerek, stajyerin siciline işleyecek ceza yazısını bizzat kendisi kaleme aldı . Aslında yazıda neler yazıyordu neler  asıl odaklanılması gereken şey sonuç kısmıydı. Sonuçta da  ” DİSİPLİNSİZ TAVIRLARINIZDAN ÖTÜRÜ SİZİ TEVBİH CEZASIYLA TECZİYE EDERİM” yazıyordu işte can alıcı nokta bu olmalıydı . ama bu cezanın ne anlama geldiğini bilmiyordu bizim müdür tamam çok eski bir müdür değildi ama ilk kez böyle bir durumla karşılaşmıştı.

En üst düzey yöneticinin karaladığı yazıyı tekrar daktiloya çekmek imzalatmak ve ardından da genç stajyere  tebliğ etmek üç kilometre daha yol yürümesine sebep olmuştu ama gelinen nokta bu yoğun temponun sonuna da değmişti galiba.

Taki kurumun hukuk müşaviriyle karşılaşana değin . Yönetim katındaki koridorda Müşavir bey ile karşılaştığında ilk sorduğu şey “TEVBİH CEZASI İLE TECZİYE” nin anlamı olmuştu. O da sağ elini pantolonunun cebinden çıkartarak, elini yumruk yapmış işaret parmağını da açarak ileri geri sallamış, ” SENİ UYARIYORUM SAKIN BİR DAHA YAPMA HA ” demek olduğunu söylemişti .

İşte o an Personel müdürünün  bütün dünyası yıkıldı  . Aynı katta 10 metre mesafe ötesinde oturan birisine parmak sallayarak seni uyarıyorum sakın bir daha yapma ha diyebilmek için uhdesindeki personele tam tamına on sekiz kilometre yol yürüten ve kampüs içinde uzak mesafelerde, binalar arsında dahi araç kullanımına izin vermeyen, iş gücünü böyle hoyratça, keyfi kullanan birinin  nasıl olup da böyle bir kurumun en tepesinde olabildiğini düşündüğünde kendi yorgunluğuna mı ? yoksa kurumunun, dolayısıyla ülkesinin durumuna mı ? üzülmesi gerektiğine karar verememişti .

Akşam olmuş mesai de sonlanmıştı o hışımla bizim müdür hıncından tekrar idari binadaki odasına dönmemiş oradan bir dolmuşla evinin yolunu tutmuştu . Evde ise onu karşılayan ailesi onun o gün kurumu ve ülkesi için çalıştığını düşünerek mutlu olmuşlardı .

Taktirini sizin yorumlarınıza bırakıyorum.  

ÇİKOLATA SEPETİ (R13)

6 thoughts on ““TEVBİH CEZASI İLE TECZİYE ” TÜRKÇESİ AŞAĞIDA Kİ YAŞANMIŞ OLAYDA SAKLI…..

    • Hayat işte resmi yerde de olabildiği gibi özel sektörde de olabiliyor bu tarz olaylar önemli olan bize verilen yetkileri insanın hayrına kullanabilmek ona zulmetmek değil
      Ben teşekkür ederim

    • Çok Haklısınız kısalta kısalta bu kadar yapabildim ancak yoksa hem kara mizahi tadı kaçar hemde konu eksik kalır endişesi duyduğum için bu şekilde yazabildim sabrınız ve eleştiriniz için çok teşekkür ederim

    • İlginize ve yorumunuza teşekkür ederim evet yaşanan hiç hoş değil zaten onu dile getirmeyi arzulamıştım . Bu yazıyı okuyup da belki farkında olmadan böyle davranılan veya davranan olabilir bu yazı bir ihtimal farkındalık oluşturabilir diye düşündüm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s